top of page

Herkesin Uğurlu Sayısı

Güncelleme tarihi: 23 Tem 2025


Yaşadığımız her an etrafımız sayılarla çevrili. Fakat bu sayılardan bazıları diğerlerine göre daha fazla göz önünde duruyor. Mesela yedi sayısı.


Haftanın yedi günü, Dünya’nın yedi kıtası, yedi okyanus, gökkuşağının yedi rengi, yedi ölümcül günah, cennetin yedi kıtası, dünyanın yedi harikası, yedi metal parçası, yedi temel renk, müziğin yedi notası, yedi baş melek, Mevlana’nın yedi öğüdü… Peki bunların neden yedi adet olduğunu hiç düşündünüz mi?


Tabi bunların hepsinin mantıklı bir açıklaması var. Hatta bazıları geçmiş yıllardan gelen dini ve kültürel inanışlara dayanıyor.


Şimdi gelin birlikte yedi sayısının hem bilimsel hem de kültürel yolculuğuna çıkalım.


Ama öncesinde, yedi uğurlu bir sayı mıdır?


Yedi sayısı ben dahil bir çok kişinin uğurlu sayısıdır. Peki sizce bu tekrarlamadan doğan aşinalık mıdır? Bu inanışın yaygınlığını merak eden bilim insanları 2015 yılında bir festival sırasında 442 üniversite öğrencisine “En sevdiğiniz sayı nedir?” diye sordular. Aldıkları cevaplarsa yedi sayısının hem kadınlar hem de erkekler için popüler olduğunu ortaya koydu.


Neden bu kadar insan yedi sayısını seçti?


İnsanlar çeşitli nedenlerle yedi sayısına ilgi duyduklarını ifade ettiler. Bazıları bunu uğurlu sayısı olarak nitelendirirken bazılarının da temelde hiçbir fikri yoktu. Sadece içgüdüsel bir seçim yaptıklarını dile getirmişlerdi.


Psikolog George A Miller 1956 yılında “Sihirli Sayı Yedi, Artı veya Eksi İki” kitabında ufuk açıcı bir makale yayımladı. Miller, yedi sayısını her yerde görmemizin tesadüften daha fazlası olduğunu iddia ediyordu. Çalışmalarında belirttiği üzere, kısa süreli hafızamızın tek seferde yalnızca birkaç bilgi yığını işleyebildiğini ortaya koymuştu. Örneğin; bir dizi rastgele harf veya sayı verildiğinde, tek seferde muhtemelen bunların yalnızca yedisini hatırlayabiliyoruz. Telefon numaralarının asıl olan kısımlarının yedi haneli olması da bu kural çerçevesindedir.


2008 yılında yapılan bir başka çalışma da bu durumu destekler nitelikteydi. Bu çalışmanın sonucuna göre, beyin en fazla yedi uyarıyı aldığında en iyi performansı gösteriyor. Yani, beyin bilgiyi yedişerli olarak depolamayı tercih ediyor.


Bilimsel açıklamalar bu yöndeyken, yedi sayısı kutsal inanışlarda da karşımıza sıkça çıkıyor. Bu da Babillere kadar uzanıyor. Babiller gökteki yedi yıldızın çocuğu olduklarına inanırlardı. Zamanla bu inanış Ortadoğu üzerinden tüm eski dünyaya yayılmıştı. Bu da yedi sayısının kutsallık kazanarak günümüze kadar yaşamasına sebep olmuştu.


Bir inanışa göre dünyanın görünen ve görünmeyen alemler arasında ve kosmosdaki rakamı da yedidir. Yedi; tamamlanmışlığın, bütünlüğün, birliğin, göksel uyumun, mükemmel düzenin sembolü olarak bilinir. Yedi sayısı, kutsal ayetlerde de sık sık yer alır. Ruh; madde ve insan ile (3 unsur), hava, su, toprak ve ateş (4 element) birleşiminin sayısı yedidir ve bunlar Dünya Gelişim Sayısının temelini oluştururlar.


Bir hafta neden yedi gündür?



Eski zamanlarda yedi gezegen biliniyordu. Bunları tanrı olarak kabul eden insanlar her gezegen için bir kutlama günü yaparlardı. Pazartesi (Ay), Salı (Mars), Çarşamba (Merkür), Perşembe (Jüpiter), Cuma (Venüs), Cumartesi (Satürn) ve Pazar (Güneş) günü olarak kutlanırdı.


Haftanın yedi güne bölünmesi Babillerin takvim sisteminden gelmektedir. Ayın döngüsünde bir hafta, bir yeni aydan diğerine geçen sürenin yaklaşık dörtte biridir. Yani Ay’ın hilal evresi ile ilk dördün evresi arasında yedi günlük zaman vardır. Aynı şekilde ilk dördün ile dolunay arasında da yedi günlük zaman vardır. Ardından yedi gün sonra son dördün gelir. En nihayetinde onun da yedi gün sonunda ay yine ince bir hilal haline dönerek gözden kaybolmaktadır.


Kaynak: 1, 2, 3, 4

 
 
 

Yorumlar


Abonelik Formu

Gönderdiğiniz için teşekkür ederiz!

  • Twitter

©2020, Hayhuy tarafından kurulmuştur.

bottom of page